Site Rengi

DOLAR 5,7707
EURO 6,3805
ALTIN 277,4
BIST 96.369
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

ABDO-C

29.04.2019
A+
A-

Sandıktan çıkan milli iradenin tecellisi değil ki, domuzdan kalma kemiklerle gösteriş yapıp, mazbata almaya limuzinle gidenlerin musakka tiyatrosu oynayan Eş Atanmışları milli idarenin temsilcisi olsun?

Sandıktan çıkan milli iradenin tecellisi değil ki, domuzdan kalma kemiklerle gösteriş yapıp, mazbata almaya limuzinle gidenlerin musakka tiyatrosu oynayan Eş Atanmışları milli idarenin temsilcisi olsun…

FETÖ militanları üzerinden “ F “ tipi hücre yapılarıyla ana muhalefet başta olmak üzere tüm Zillet ittifakı partilerini kullanan “ SANDIK DARBE “ kadrosu, 1453’ten beri bir türlüele geçiremedikleri İstanbul için Türk siyasi tarihinin en gizli ve sinsi teşkilatlanmalarından birini yapmıştır.

Süreç 24 Haziran seçimleri öncesini de kapsamaktadır. 24 Haziran seçimlerinde Cumhur İttifakının 400 milletvekilliği almaması için mücadele eden Zillet İttifakı, 31 Mart seçimleri için bir yandan ABDO-C diğer yandan FETÖ-PKK Konsorsiyum militan kadrolarıylaSandık Darbekalkışmasına girişmiştir.

Karşılarında Milli ve Yerli Anayasası olan, öz bürokrasisinehakim, egemenbir Türkiye görmeye tahammülü olmayan Global Batıl Organizasyon, ve onların şövalyeliğini yapandin düşmanları arası diyalog Mafyası FETÖ, himayesinde toplanan birkaç parti ve terör örgütü uzantılarıyla31 Mart’ta Abdülhamid Han’a karşıuygulananSiyonist İhanet Reçetesiniikinci defa 31 Mart Seçimlerinde Sandık Darbesi olarak bu defa Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kullanmıştır.

31 Mart Sandık Darbe Kalkışmasında;

  • FETÖ / PKK üyesi veya sempatizanısiyaset dışı hücreler;
    • FEETÖ mensupları Zillet ittifakı adına sandık kurulu üyesi veya müşahit olarak,
    • Bölücü terör örgütü üyeleri sandık merkezleri etrafında kargaşa çıkartmak için,
  • Nüfus hareketlerini yönetenler,
  • Sandık ve seçmen organizasyonlarını iyi bilen FETÖ mensubuzillet ittifakı parti temsilcileri,
  • FETÖ aklının ürünü olan ihanet savunucusu ve sözcüsü sahte sosyal medya hesapları,
  • Gezi tarzı isyan kıvılcımı çıkarmak için bekleyen bazı Tribün amigoları,
  • Gazete veya Televizyon kanalları ile algı operasyonu yapan medya grupları,
  • Toplumsal kargaşa için bekleyen terör hücreleri,
  • Kaosfinansmanı için bazı medya grupları ve şer odaklarına para aktaran kara para baronları,
  • Bürokrasi ve partiler içine sızmış hain ve kripto kadrolar,
  • Lobiler,
    • Ak Parti içinde Erdoğan sonrası hesabı yapanlar,
    • Parti tabanı veya seçmeni olarak değil, partisiz veya parti ayrımı gözetmeksizin İstanbul yönetimini başka kesim veya lobi merkezlerine bırakmak istemeyenler. Bu kesim lobilerini partilerine tercih edecek kadar gözü karadır.
  • Zaferden emin oldukları için! Okçular tepesi misali görev yerini terk edenler,

İstanbul kuşatması için Zillet İttifakı saflarında yer alıp Cumhur İttifakına karşı savaş açan Sandık Darbe Kalkışmasının kiralık kurşun askerleri haline gelmiş alt birimlerdir.

İhanette Saadet arayanlar, Rum, Ermeni ve Yahudi diasporası gibi Türkiye düşmanı merkezlere sevinç ve ümit kaynağı olanlar, sözde Kürdistan stratejisiyle TC’yi yendik diyen terör ağızlı etekli ve kravatlı bölücüler, İslam, Müslüman ve Cami düşmanlığı yapan Moon sakallı gizli haçlılar, domuz etiyle beslenip musakka tiyatrosu oynayanlar, din düşmanlığını devlet işlerine karıştırıp laikliğe ihanet edenler… İkinci Viyana Kuşatmasından beri milletimizi insanlık tarihinden silmek isteyenlerin İhtilaf İttifakı,Çanakkale savaşını aratmayan bir intikam duygusuyla top yekun saldırdılar.

31 Mart sandık darbesini planlayanların gözünde;

  • 24 Haziran seçimleri, ikinci Viyana kuşatmasında Avrupa’da bizi durdurdukları savaş,
  • 31 Mart yerel seçimleri ise Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesi, Saltanatın kaldırılması, Hilafetin kaldırılması ve Anadolu işgalinin önünü açan 31 Mart vakası misali Büyükşehir Belediyelerinin işgalinin ve imkanlarınınTürkiye düşmanları arasında paylaşımının ilkadımıdır.

Sandık Darbe Kalkışmasını yürütenlerin nihai hedefinde ise;

  • Konstantinapolis’te asla bitirilemeyen ve Fatih’in fethiyle İslam Medeniyetinin temeli altında kalan Pagan Tapınak,
  • Ayasofya’nın cami sıfatından ve statüsünden çıkarılması,
  • Ermeni, Rum ve Yahudilerin eski topraklarına tekrar kavuşturulması,
  • İstanbul’un dünyanın yeni dünya düzeni ve putperest din sisteminin merkezi haline getirilmesi vardır.

31 Mart seçimleri sonucu büyük şehirlerin kaynaklarının Türkiye düşmanlarının emrine verilmesi ile başlayan üçüncü adımda;

  • Ak Parti içinde Erdoğan karşıtlığının oluşturulması, muhalefet ve olağanüstü kongre söylemi,
  • Ekonomik kriz savaşı ile hükümete karşı ambargo başlatılması,
  • Siyasi ve ekonomik kargaşa tabanlı çatışmaların tribüne oradan sokağa taşınması ve taşırılması,
  • Olağan üstü genel seçimle Cumhur İttifakının meclisten çıkarılması ve Ak Parti’nin Siyonist güdümlü masonlara, hükümetinde Türkiye düşmanları güdümüne alınması adımlarını gizlemektedir.

Ak Parti içinde pervasız ve patavatsız açıklamalarla konuşanların ağzındaki bakla, paskalya yumurtası ile Matruşka kırması arası bir ihanet işbirliğinin yansımasıdır.

Yol arkadaşlığı ile makamlara uzananların, yeni makamlar için kendilerine gül haç kardeşliğinden YOLDAŞ, İsrail sürgününden Davut yıldızı yolcusu ve Diyalog dilli babacan tavırlı bukalemunlar üretenlerin sinsi sessizliklerinin gizeminde, esaretin bedeli yatmaktadır.

15 Temmuz gecesi Kandil ışığından aydınlık umanlar, Kandil başlarına yıkılınca çil yavrusu gibi etrafa kaçışanlardır.

Dahili hainler ve kriptolar bu tür ihanet hareketliliği içindeyken, Çanakkale önlerine Kraliyet donanması ile gelen ve 5 çayını İstanbul’da içme hayali kuran batılın ordusu bugün aynı fikir ve niyetle Akdeniz’de tarihin en büyük kuşatma harekatına devam etmekte.

Akdeniz satrancında Batıyı köşeye sıkıştıran ülkemize karşı;

  • Arap Baharı ile İslam dünyasının etrafına Siyonist İşgal Hattı kurdular,
  • Irak ve Suriye’de iç savaşla Müslüman katliamı yaptılar,
  • Mısır,Pakistan ve Sudan’da olduğu gibi Türkiye’nin stratejik ortaklarını darbe ile yıkıp yerine Türkiye düşmanlarını iktidara getirdiler,
  • Akdeniz’de Kraliyet donanması, Karadeniz’de NATO adı ve Ege’de Zeus tohumu Mitolojik Yunan kırmaları ile işgale giriştiler.

BU askeri hareketlilik ile beraber ülkemize karşı algı operasyonu ve alan savaşı kapsamında;

  • İslam dünyasında Türkiye’yi yalnızlaştırmak için Kaşıkçı operasyonu gibi operasyonlar düzenlediler.
  • Suriye ve Kuzey Irak’ta PKK ve YPG teröristlerine alan açtılar.
  • Muhtemel İran Baharı ve akabinde İran’ın işgali için Kandil’deterör üslerini güçlendirdiler.

Türkiye’nin etrafını diktatörler, terör örgütleri ve düşman orduları ile kuşatan batıl ordusu son adım için ülkemizdeki hainlerin başlatacağı siyasi tabanlı kargaşadan medet ummaktadır. Türkiye’ye saldırmak için önce Türkiye içinde müttefik arayanların Amiral Gemisi Ana Muhalefet, Rotası FETÖ, dümencisi PKK terörüdür.

Tüm düşman kuşatmaları ve hainlerin ihanet operasyonlarının ana hedefinde Erdoğan bulunmaktadır. Yerel seçim sonuçları, dış politika ve ekonomi gibi dillendirilen konularla aslında milletimizin Erdoğan’a olan sarsılmaz güveni zedelenmek istenmektedir.

CHP seçimin ardından HDP eş başkanlık sistemini İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne taşımıştır. Bu modeli daha sonrası için Türkiye genelinde kullanacağı mesajını gizli ve sinsice vermeye devam etmektedir.

Siyasette görgüsüzlük ve hadsizlikten başka yeri olmayan bir makama iki kişinin oturması, zillet ittifakına destek veren sözde milliyetçi ve muhafazakar seçmenin ibret alması gereken Kandil, İmralı ve Edirne’ye gösterilmek için terör hücrelerine verilmiş sözde bir zafer işaretinden ibarettir.

Kazandıkları Büyükşehir belediyelerine vakit kaybetmeden FETÖ ve PKK militanlarını yerleştirmek için işçi çıkartmaya başlayıp azgınca hareket eden zillet ittifakı, huzursuzluk yaratmak içineş zamanlı olarak içeride ve dışarıda terör saldırılarından medet ummaktadır.

Hukuki süreci devam eden 31 Mart seçimleri, maskelerle dolaşan İttihat ve Terakki tohumu İslam düşmanlarının binlerce yıllık kara planlarının ip uçlarını vermiştir.

Ana muhalefet bazı yansımalarla parti içindeki güç savaşlarını da bizlere göstermiştir. Osman amca olayının arkası bir hayli kalabalık olmakla beraber gösterdi ki, partinin yönetimi ve hatta aday seçimleri dahi genel başkanın kontrolü veya bilgisinde değildir. Adaylardan kampanyalara ve hatta seçim görevlilerine kadar ana muhalefet parti üst yönetimi ve genel başkanı olan bitenden bir haberdir. Parti işgal sürecinde Genel Başkanı kullananlar bugün pabucunu dama atmış, partiyi bundan sonra terör ittifakı ve modeli ile yöneteceklerini göstermişlerdir.

Görülen o ki; Ana Muhalefet partisinin resmi genel başkanı 15 Temmuz gecesi misali Ankara’da koltukta oturacak ancak parti yönetimi Eş Başkan sistemiyle İstanbul’da yürütülecektir. Yakın gelecekte görülecek ki Ana muhalefet başkanı düştüğü ihanet Deniz’inden kurtulmak için yardım isteyecektir.

Osman amca olayının ardındaki tek sebep, Türkiye ittifakının sabote edilmesi değil, ana muhalefet partisinin terör örgütleri tarafından işgalinin yansıması olarak yumruğa kafa atma olayı görüntüsü dahi vermektedir…

Mazbata sabırsızlığının ardında bir an evvel şehri putperestliğin başkenti haline getirme çalışmalarının aceleciliği vardır. Sabırsız hareketlerin ardında bir dahaki döneme kalmadan ülke yönetimini almak için nihai kalkışma senaryosuna duyulan güven vardır.

Oysaki uttukları bir şey vardır.

İslam dünyası İstanbul’u şaibeli seçimlerle değil, şehit kanlarıyla almıştır. Bir zamanlar İslam coğrafyasını Abdülhamid Han’dan isteyenlerin torunları unutmamalıdır ki;

Dün Abdülhamid Han’ın verdiği cevap bugünde Türk Milleti tarafından verilecektir.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.