Site Rengi

DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

İSLAMİ ENDEKS DİYORKİ; HUZUR İSLAMDADIR

06.08.2019
A+
A-

İSLAMİ ENDEKS DİYORKİ; HUZUR İSLAMDADIR

George Washington Üniversitesinde akademisyen olan ve aynı zamanda Müslüman olan Şeherazade Rahman ve Hüseyin Askari isimli iki profesör” İslami endeks “ raporları yayınlıyorlar. İlk olarak 2010 yılında bir makale ile başladıkları çalışmayı genişleterek sürdürüyorlar. Çalışmalarını “İslamiyet vakfı” diye bir vakıf kurarak daha da büyütmeye devam ediyorlar.Vakıf ile kadrolarını büyüteceklerini, daha kapsamlı çalışmalar yapacaklarını, her ülkeden vakıflarına destekçi aradıklarını http://islamicity-index.org/wp/ adlı web sitelerinde duyuruyorlar.

Bu iki Müslüman akademisyen en son “2018 islami indeks” raporunu yayınladılar. Endeks, ekonomi, hukuk ve yönetişim, insan hakları ve siyasi haklar ve uluslararası ilişkiler olmak üzere dört alt daldan oluşmakta.  Endekste insanların ibadet, ahlak gibi tutumları değil ülkelerin uygulamaları irdeleniyor. Ülkelerin, ekonomi, hukuk ve yönetişim, insan hakları ve siyasi haklar ve uluslararası ilişkiler alanında yapmış olduğu uygulamalar ile Kur’an-ı kerimin ve Hazreti Muhammed(S.A.V)in öğretileri arasındaki uyum veya uyumsuzluk durumları ölçülmeye çalışılıyor.

Yayınlanan raporda ölçümlerde kullandıkları araçları, ölçümlemeyi hangi metotla yaptıkları hakkında detaylı bilgiye ulaşılamıyor.( belki de ben ulaşamadım)

En son rapora göre 2018 yılında 153 ülke de bu çalışma yapılmış, çalışma yapılan ülkeler bir sıralamaya konulmuş. Yapılan sıralama da ülkelerin İslamilik düzeyi ülkelerin Müslüman çoğunluğa sahip olup olmamaları dikkate alınmamıştır. Buna göre ilk sıralarda Yeni Zelanda, İsveç, Hollanda,İzlanda yer alırken, en iyi İslam ülkesi 45. Sırada Birleşik Arap Emirlikleri olmuş.Malezya 47.Katar 48.Endonezya 64. Suudi Arabistan 85.Türkiye 95.İran 125.Mısır 137.Irak 138. Pakistan 140. Sırada yer almışlar.

ABD de yaşayan iki profesörün yaptığı bu çalışma bizim ülkemizde de ses getirdi. Bu İslamilik sıralaması üzerine birçok gazete, internet sitesi, raporu haber yaparken, gazete ve internet sitelerinde köşe yazanlarda konuyu yorumladılar. Bazıları, biz Müslümanlar için bu sıralamanın “utandıran tablo” olduğunu söylerken, bazıları da bu indeksin Müslümanları küçük düşürmek amacıyla yapıldığını söylediler. Endeksi hazırlayan hocaların Müslüman olduğunu söylerken ABD de yaşamalarını, orada eğitim almalarını, onların etkisinde kaldıklarını, onlar adına hareket ettiklerini, İslami bilgi seviyelerinin bu konuda yeterli olmadığını, batıcı bir düşünceye sahip olduklarını bazen ima ederek, bazen de açık açık yazdılar.

İşte onlardan birer örnek:

“Anlaşıldığı üzere yazarlar, modern dönemde revaç bulan “doğrudan Kur’an’a müracaat etme” söylemini de kullanarak İslâm’da “barışçıl bir reformu” hedeflemektedir. Müslümanların zihni olarak küresel sistemin felsefi zeminine ve ideallerine uyumlu hale getirilmesiyle, hâlihazırda insanlığın önündeki tek hakiki kurtuluş seçeneği olan İslâm’ın komünist, feminist, çevreci vs. hareketler gibi modern zeminde türemiş sıradan bir muhalefet hareketine dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu indeksin tam da bu manada Müslüman toplumlara yönelik bir algı ve toplum mühendisliği olduğu anlaşılmaktadır. Zaten İslâmilik İndeksi’nin mucitlerinin biyografilerine ve edindikleri misyona baktığımızda karşımıza, vakayı nesnel olarak inceleme kaygısı taşıyan bilim insanı portresinden ziyade, hâkim sistemin merkezinden Müslümanlara yön vermek üzere vazifelendirilmiş bir ideolog veya misyoner tipiyle karşılaşıyoruz.”( Doçent Doktor Muhammet Altaytaş Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi- Yörünge dergisi,21Mayıs 2019)

İslami endeks raporuna olumlu yaklaşan Karar gazetesi yazarı Elif ÇAKIR, 22 Mayıs tarihli köşesinde konuyu değerlendirirken şu soruları soruyor;

Rüşvet ve yolsuzluk İslam dininde büyük günahlar arasında sayılmasına rağmen neden İslam ülkelerinde yolsuzluk ve rüşvet bu kadar yaygındır? Dünyada nüfus çoğunluğu Müslüman olan 57 ülkenin neredeyse tamamı neden geri kalmış ülkeler arasında yer alır? 

İslam dininin ilk emri “oku” olmasına rağmen Müslüman toplumlar neden hâlâ eğitimsizdir?  

Açlık, yoksulluk, eğitimsizlik, gelişmemişlik İslam ülkelerinin değişmez kaderi midir? 

İslam’ın temel ilkeleri olan adalet, ahlak, ilim gibi konularda Hollanda, İsveç, Kanada, Yeni Zelanda gibi Batılı ülkeler neden ilk sıralar da yer alıyor?  

 Toplumsal araştırmalara, anketlere eleştiri çok normal bir durumdur. Yüzde yüz hakikati ifade ettiği söylenemez. TÜİK’in düzenli olarak yapıp her ay açıkladığı enflasyon endeksine de eleştiriler bulunmaktadır. Açıklanan rakamların gerçekçi olmadığını söyleyenler, tam tersine gerçekçi olduğunu söyleyenler her daim mevcuttur. Ama gerçeği yüzde yüz ifade etmiyor olsa bile tamamen de gerçek dışı denilemez. Aynen TÜİK örneğinde olduğu gibi İslami endeks hakkında da farklı görüşlerin olması normaldir. Bu durum İslami endeksin tamamen art niyetli yapıldığını, Müslümanları şekillendirme amacı taşıdığını, yapanların alt yapısının yetersiz olduğu fikrini haklı çıkarmaz.

İslami endeks raporu açıklandığında aklıma yine ülkelerin sıralamaya tabi tutulduğu birkaç endeksi incelemek geldi. Mesela, birleşmiş milletler kalkınma programı tarafından hazırlanan “insani gelişmişlik” endeksi. Acaba farklı çalışmalar “İslami endeks” raporunu destekliyor muydu?

Birleşmiş milletler kalkınma programı 2018 insani gelişmişlik raporuna göre ilk beş sırayı Norveç, İsviçre, Avustralya, İrlanda, Almanya almış. Bireylerin milli gelirden aldıkları pay, eğitim imkânlarından yararlanma durumları, sağlık imkânlarına erişim ve yaşam süresinin uzunluğu ve kalitesi gibi hususların göz önünde tutularak hazırlanan insani gelişmişlik raporunda halkı Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerden Suudi Arabistan 39. Kuveyt 56.Malezya 57. İran 60. Türkiye 64. Mısır 115.Pakistan 150. Sırada yer almıştır. İnsani gelişmişlik endeksi sıralamasında ilk 20 ülkenin 16 sı İslami endeksin ilk 20 ülkesi ile aynı ülkelerden oluşmaktadır. İslami endeks sıralamasında ilk 40 arasında Müslüman ülke yokken, insani gelişmişlik endeksi sıralamasında da Suudi Arabistan 39 . sırada yer alırken diğer Müslüman ülkeler daha geri sıralarda yer almıştır. İslami endeks 153 ülke arasında yapılmış, insani gelişmişlik endeksi 189 ülke arasında yapılmıştır.

OECD 38 ülke arasında gelir eşitsizliği endeksi 2018 raporunu yayınlamış, bu raporda da Slovakya 1.Slovenya 2. Çek Cumhuriyeti 3. İzlanda 4. Norveç 5. Sırada yer alırken Türkiye 34. Sırada yer almıştır. Yani elde edilen geliri yine kuzey Avrupa ülkeleri İslam ülkelerinden daha adil dağıtmış.

Uluslar arası Şeffaflık örgütü 2018 yolsuzluk algı endeksi sıralamasında 1. Danimarka, 2.Yeni Zelanda 3. Finlandiya 4.Singapur 5. İsviçre olurken, Birleşik Arap emirlikleri 23. Katar 33. Suudi Arabistan 58. Malezya 61.Türkiye 78.Mısır 106. Pakistan 117.İran 138. Sırada yer almış. İslam ülkeleri yolsuzluk algısında da çok iyi durumda değil.

Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu’na göre, Finlandiya 1.Norveç 2. Danimarka 3. İzlanda 4.İsviçre5. olurken, Birleşik Arap Emirlikleri 20. Suudi Arabistan 33. Malezya 35. Kuveyt 45. Türkiye 74. Pakistan 75. İran 106.Mısır 112. Sırada yer almış.

Bu uluslar arası sıralamalar birlikte değerlendirildiğinde şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor. İslami endekste ilk 20 de yer alan ülkelerin insani gelişmişlik endeksinde, gelir adaleti endeksinde, Yolsuzluk algı endeksinde ve mutluluk endeksinde de yer aldığı görülüyor.

İslami gelişmişlik endeksi, gelir eşitsizliği endeksi, yolsuzluk algı endeksi, insani gelişmişlik endeksi ve Mutluluk endeksi verileri ortak bir değerlendirmeye tabi tutulduğunda şu sonuç ortaya çıkmaktadır; İslami gelişmişlik düzeyi yüksek ülkeler gelirlerini daha adil dağıtabiliyorlar, gelirlerini daha adil dağıtan ülkelerde halk arasındaki  yolsuzluk algısı azalıyor, insani gelişmişlik düzeyi yükseliyor, sonunda da insanları mutlu olabiliyorlar.

Uluslar arası farklı örgütler tarafından yapılan çalışmalar birbirlerini teyit ediyor. Buradan hareketle rahatlıkla diyebiliriz ki ABD de yapılan İslami endeks çalışması yüzde yüz doğru değilse bile büyük bir hakikati ifade etmektedir. İslami gelişmişlik endeksindeki ilk 20 sırada yer alan ülkelerin 17 sinin Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu sıralamasındaki ülkeler olduğu görülmektedir.Bu da bize bir zamanlar arabaların arkasına, iş yerlerine sıkça yazılan “huzur İslam da” söylemini ispat etmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.