Site Rengi

DOLAR 5,9348
EURO 6,5864
ALTIN 297,3
BIST 123.556
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Karla Karışık Yağmur

“Çocuğunuzun karnesi ile ilgili düşüncelerini dinleyin”

Yeditepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun velileri uyararak, “Çocuklar karne ile ilgili düşüncelerini aileleriyle paylaşabilmeli. Çocuğunuzun karnesi ile ilgili düşüncelerini dinleyin” dedi.

“Çocuğunuzun karnesi ile ilgili düşüncelerini dinleyin”
14.01.2020
A+
A-

Yeditepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun velileri uyararak, “Çocuklar karne ile ilgili düşüncelerini aileleriyle paylaşabilmeli. Çocuğunuzun karnesi ile ilgili düşüncelerini dinleyin” dedi.

Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 17,5 milyon öğrenci, 17 Ocak Cuma günü karne alarak sömestr tatiline girecek. Yeditepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun, çocukları karne alacak ailelere önerilerde bulundu.

Karnenin, eğitim öğretim sürecinin öğrenciye bilişsel, duyuşsal ve psikomotor özellikler bakımından neyi ne kadar kazandırdığını gösteren önemli bir araç olduğunu anımsatan Doç. Dr. Coşkun, “Bu nedenle karne akademik gelişimi desteklemede önemli bir yol gösterici olarak da görülür. Bu anlamda karne öğrencinin hem kendisi hem de ailesi için bir öz değerlendirme yapmasına ve gerekiyorsa öğrencinin onayıyla ders çalışma alışkanlıklarında düzenlemeler yapılmasına yardımcı olabilir” diye konuştu.

“AİLE TUTUMU, ÖĞRETMEN, SINIF ORTAMI, ARAÇ-GEREÇ DE ÖNEMLİ”

Ailelerin karneye gerektiğinden fazla ya da az önem göstermemesini öneren Doç. Dr. Coşkun, karnenin öğrenci gelişimini desteklemede kullanılacak araçlardan yalnızca biri olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. “Karne öğrencinin dönemlik değerlendirilmesidir ve asla kişiliğinin bir parçası olarak görülmemelidir” diyen Doç. Dr. Coşkun, “Karne başarısı ile çocukların kişiliklerinin değerlendirilmesi, etiketlenmesi yanlıştır. Öğrenme durumsaldır ve aile tutumu, öğretmen, sınıf ortamı, araç gereç vb. pek çok etmenden etkilenir. Karne aslında bu bütünün bir değerlendirmesinin sonucudur” ifadelerini kullandı.

“KIRICI OLMAYIN”

Karnenin sohbet gündeminde olacağını ve olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun, “Aile bireylerinin karne kavramı ile ilgili görüşlerini çekinmeden, kırıcı olmayan bir dille çocuklarıyla paylaşması önemli ancak bundan daha da önemlisi çocukların karne ile ilgili düşüncelerini aileleriyle paylaşabilmesidir. Çocuk kendi öz değerlendirmesini çekinmeden yapabiliyor olmalı. Çocuğunuzun kendi karnesi ile ilgili düşüncelerini dinlemesisiniz. Zayıf ya da güçlü olduğu derslerle ilgili düşüncelerini öğrenmelisiniz. Ebeveynin karneyi çocuğun kimliğinin, kişiliğinin önüne geçen bir durum olarak görmediğini bu sohbetlerde açıkça belirtmesi gerekir” dedi.

VELİNİN EBEVEYNLİK KARNESİ

Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun, kötü karnenin birçok nedeni olduğunu anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenleri anlamadan sadece sonuca odaklanmak velinin kendi ebeveynlik karnesinin asla düzelemeyeceğini gösterir. Çocuğunu iyi tanıyan bir veli karne ile ilgili çok olumlu ya da olumsuz bir tutum sergilememesi gerektiğini bilir. Çocuklarla ilgili tutumlarımızı sınav, karne, başarı vb. dışsal özellikler etkilememeli. Çocuklarımızı olduğu gibi kabul etmek ve onlarla ilgili olumlu duygulara sahip olduğumuzu hissettirmek en sağlıklısıdır. Böyle sağlıklı güven ilişkisi kurulan ebeveyn-çocuk ilişkilerinde çocuğun kendini değerlendirmesine ve ben ne gibi düzenlemeler yaparsam zayıf olduğum dersimi geliştirebilirim diye düşünmesine yardımcı olmak kolaylaşacaktır. Aksi durumlarda yani ceza, mahrumiyet, duygusal baskı vb. durumlarla karşılaşması öğrencinin öğrenme sürecine ilişkin olumsuz tutum geliştirmesine neden olacak ve karne amacına ulaşamayacaktır.”

TATİL PROGRAMINI ÇOCUĞA BIRAKIN

Sömestr tatillerinin öğrencilerin öncelikli olarak dinlenmesi için olduğunu anımsatan Doç. Dr. Yelkin Diken Coşkun, şunları söyledi:

“Bu nedenle ne aktiviteye boğulmalarına ne de ders çalışmalarına dönük bir program yapılmamalı. Kendi tatil programlarını, günlük rutinlerini kendileri planlamalılar. Kitap okuma, televizyon izleme, oyun, dinlenme vb. aktiviteleri dengeli biçimde içeren bir rutinlerinin olması yeterli. Bu günlük rutini hafta sonları etkinliklerle zenginleştirilebilir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.