Site Rengi

DOLAR 6,2299
EURO 6,8773
ALTIN 317,5
BIST 105.994
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Sağanak Yağışlı

AVUSTURALYA, YAŞLI ANZAK, LUT VE SEMUD KAVMİ

16.01.2020
A+
A-

 

Sene 1993 Avusturalya Sidney’e bir vesile ile gitmiştim.Orada 35 gün kaldım. İzlenimlerini ayrıca yazacağım. Burada sizlerin de bu topluluğu anlamanıza katkı olsun diye bir misal vermek isterim:
Avustralya nın yerlilerine bizler Anzak deriz. Anzaklar; islama, müslümana ve İslami değerlere son derece nefret duyarlar. O günün şartlarında altmış iki gün gemi yolculuğu yaparak Çanakkale’ ye kadar gelip atalarımızla savaşmaları da bunun tezahürüdür.

Eğer hayatta ise Rabbim uzun ömür versin. değilse rabbim rahmet eylesin…Adanalı İbrahim abimiz Sidney’ deki Türk ve diğer Müslüman cemiyetlerinin başkanıdır.Sidneydeki iki minareli Fatih Cami’nin temelinden bitimine kadar emeği olan biri… Ona sordum: Bunlar nasıl bir millet?
İbrahim abimiz; Hocam şu olayı anlatayım sen nasıl olduğuna karar ver, dedi.

“Şu gördüğün cami kolay yapılmadı. Birincisi, temelinde zorluk yaşadık. İkincisi yapımında zorluk yaşadık. Üçüncüsü ise, şu gördüğün ağacın buradan kaldırılmasında zorluk  yaşadık yaşıyoruz.” dedi.

Ben de, “Abi birinciyi, ikinciyi anladım da bu üçüncü ağaç olayını anlamadım. Ağaç ibadet etmeye mani değil ki, dedim.
İbrahim abi bir ah çekip, hocam mesele ağacın burada olup olmaması değil; ağacın sahibi Anzak’ın sözleri bunları anlamak için yeterli. Siz sormadınız mı bunlar nasıl diye?
Bu Cami’nin arsasını aldığımızda, arsanın yanında bu ev vardı. Evin sahibi Sidney’ in en yaşlısı… Herkes ziyaretine gelirdi. Çanakkale’de dedelerimizle savaşmış bir Anzak… Bu ağaç da onun… Ağaç gerçekten farklı bir cins. Cami görünümünü engelliyor, şahidim.

Biz ta temel atma sırasında başladık bu ağacın bedelini verelim diye ancak Cami bittiğinde yanına heyetle gittik, yine de ‘Olmaz!’ dedi.
Son kez Sidney Belediye Başkanı’na arz ettik o da camiye gelip malumatı yerinde alacağını söyledi ve iki gün sonra geldi. Herşeyi mükemmel buldu ve bu ağacın kalkmasının uygun olmasına karar verdi.

Hep birlikte yaşlı Anzak’ ın evine gittik. Belediye Başkanı ricada bulundu ama nafile..
İşte Belediye Başkanı’na yaşlı Anzak’ ın verdiği cevap: “Ben ta buradan kalkıp bir Türk öldürmek onların dinleriyle savaşmak için gittim. Şimdi onlar buralara geldi. Bir de bu çirkin camiyi yaptılar. Siz de buna müsade ettiniz. Değil bu cami için bu ağacı kesmek, bütün Türkler için bile kesmem. Bu ağaç onların hepsine bedel. Ben ölmeden bu ağacı kesemezsiniz, dedi.
Avusturalya denince kulaklarımda hep İbrahim Başkan’ın bu anlattıkları çınlar…

Biliyorsunuz, Avusturalya’da kontrol altına alınamayan bir yangın var! Avustralya hükümeti yakın zamanda yüzde elli çoğunlukla eşcinsel evliliğe onay veren kanunu, meclisten geçirdi!
Bir ilgisi var mı, Allah bilir!
Yani Lut kavmini helak eden günaha, kanuni bir elbise giydirdi Avusturalya!
“Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise senin kendi nefsindendir.” (Nisa, 4/79)
Sırrına binaen bu musibetler maddiyun kafaların baktığı gibi basit doğa olayından kaynaklı birer vakıa değildirler!
Ne yazık ki insanoğlu, başına gelen musibetlerden ibret alıp Allah’a kul olmak yerine daha da azgın olabiliyor. Tıpkı Semud kavmi gibi!
Allah kendilerine  mucize olarak bir deve hediye ettiği halde onlar,  deve kuyularından su içiyor gerekçesiyle öldürdüler! Büyük bir cürüm işleyerek korkunç bir sesle helak oldular! Oysa Salih Peygamber (a.s) onlara, başlarına gelebilecek felaketi hatırlatarak gelecek azaba karşı onları uyarmıştı.
Dedi ki, “İşte bu, bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir gün su içme hakkı da sizindir. Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.” (Şuara 155,156)
İlginçtir ki Lut kavminin ahlakıyla büyük musibete düçar olan Avusturalyalılar, ibret almak yerine Semud kavminin ahlakına büründüler! Allah’ın kendilerine büyük hediye olarak verdiği Hz.Salih’in develerini katletmeye başladılar! Akıbetleri korkunç bir çığlık mı olur? Yoksa başka bir şey mi, bekleyip görelim!
Allah, verdiği zenginliğe karşı israf edip şımaran kavimlerin akıbetini de çeşitli ayetlerle bize hatırlatıyor.
Evet Avusturalya, Allah’ın kendilerine lutfedip hediye ettiği develere şükretmek yerine azgınlık ediyor! Ondan olsa gerek deve katliamına girişmişler!
Neymiş Efendim! Develer kuyularından su içiyormuş! Yangının temel sebebi gariban develermiş!
Madem öyle! Develeri fakir ve açlıkla mücadele eden ülkelere verseniz ya! Dünya’nın başka coğrafyalarında insanlar açlıktan ölüyorken… Afrika’da, Asya’da ve başka diyarlarda çocuklarının kemikleri üzerinde deri kalmamışken…Savaşın çocukları Ekmek! Ekmek! diye  göz yaşı dökerken…
Nedir bu israf?
Nedir bu azabı çağırma iştahı?
Hani nerede, kurbandan kurbana ortaya çıkan iki ayaklı hayvanseverler?
Hani nerede Hümanist yalancılar?
Hani Nerde Otçul yaratıklar?
Hani nerede vahşi ve azgın Laik Demokratlar?
Sahiden sivil toplum kuruluşlarımız, bu develeri açlığa mahkum bölgelere dağıtmak için bu azgın kavme bir davet ve teklifte bulundular mı acaba?
Eğer bu develer toplu halde kurban edilecek olsalardı, hayvan severler bunların hayvan olduğunu hatırlayıp küstahça hayvan hakları savunuculuğuna soyunup riyakarlıklarını gösterirler miydi?
Eminim develer kurban edilecek olsaydı, hayvan katliamı görürlerdi; ama katliamı zihinsel bozukluk içinde simgesel olarak normal sayarlar.
Her Adem ve Havva insan olarak doğar; ancak her Adem ve Havva insan olarak yaşayamaz.

 

Selam ve dua ile…
Hacı Arıcı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.