Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

DEVRESİ YANANLAR SERVİSE LÜTFEN

16.04.2020
A+
A-

DEVRESİ YANANLAR SERVİSE LÜTFEN

Hepi topu yedi düveldiler. Yedi Uyuyanlarla yoktu alakaları. Marifetliydiler lakin uyutmaya. Top sesleri arasına karışmış feryad-ı figan sesleri ilk filiz verdi Fizanda. Seçilmiş manasına gelen bir erkek adıydı taşıdığı amma… kemal olamadı, kayıtlara kamal düştü gölgesi; ulu bir milletin güya atasıydı, sayılmaz hatalarıyla.
Dut yemiş gibiydi bülbüller, susuverdirildiler seve seve takrir-i sükunet ile. Devir devirenlerin, devrilenlerin devir daim olduğu zamanın ahiriydi.
Mahşerin yedi atlısıyla geldi tufan. Öyle koptu kıyamet. Alamet-i değişen kıyafet. Enver, cemal, talat, kamal, ismet, gerdrude ile aaranson! Son buldu o leziz lezzet!
Netameli isimlerden Lawrenceyi New Konstantinapolde bir recidance adı zannetmeyin. Onu Eşref beye sorunuz. Zenci Musanın komutanına.
Lan oğlum biri deyiversin artık mütareke yıllarından…
Bahsediversin Sebataylardan…
Zülfikarıyla bir alakası yok lakin duvar halılarının üstündeki yeşil sarıklı portrenin.
Vesikalı yarimse bir film adı.
Hikayemiz 32 tekmili birden fotoroman…
Ağır roman!
Ah be Semiramis Pekkan!
Atının üstünde Tarkan, ordular ilk hedefiniz bodrum sahilleri! Atıl kurt! Kurt ama Alaman!
Bu Alaman, limon olanı, ordularımızın baş komutanı…
Çanakkalenin hem karası var hem deniz’i. Bizden sekimez ince mevzular dimi ama? Ama aferin elmanın kızılının peşine düşmüş alemlerin efendisinin sevdalısı genç yiğitlere. Ne kaplanlar gördük biz hilalin aldında kedi kılıklı. Silikonlu kedilere atfederek söylüyorum bunları efendi! Ki zaten zamane hocalarından efendi kalanı da pek az ya. Alçıdan değildik yaradılışımızda. Nagehan, yani ansızın yaratıldık ol denilmesiyle, yüce buyrukla.
Kafalar karışalı beri, karıştı herşey…Kebap ortaya karışık…din, iman, cinsiyet dahi.
Dahi çocukları mı kalmadı memleketin yoksa en ciddi sorunumuzdan mı kaynaklanıyordu herşey? Büyüklerimiz de de’nin ayrı yazılması hususunda herkezle ittifak halindeydi; herkesin kanaati hasıldı.
Hülasa ben var ya ben. Bu herkesi manyak eden bu kelimelerin cücüğünü hecelerim.
Neyinize yetmiyor birader muasırlaşmanın rüyasını görmek?
30 günlük ramazan neyinize yetmiyor da ısrarla aç kalmaya çalışıyorsunuz yılın 365 gününde.
Zıkkımın pekini yiyin. Yemiyiverin canım siz de canınızın her çektiğini. Helal haram mevzuları kaynatmayın arada.
Cennet-cehennem madem uhrevi konularda neden dünyayı cehenneme çeviriyorsunuz? Neden size cennet kendi yaşam alanlarınız?
Efendiler haftanın yedi günü hizmetettiğimiz yetmiyor da yılın günlerini neden parselliyorsunuz?
Kafamız, yüreğimiz…bütün sakatatlarımız kokusunu bastırmak için yoğun sarımsaklı olarak damağınıza amade! Taşköprüden değil lakin doğal antibiyotiğimiz.
Bu yazı böyle akar gider…iğneleyerek birilerini…ürküterek deredeki kurbağaları.
Kermitin sıcak suyla imtihanı. İmtina edemiyorum gayrı…Kusasım var kafatasımdan bizi kafaya aldığınız bütün kavramaları…
Devrelerim yanıyor.
Her sene sene-i devriyesinde içimi acıtıyor 31 mart…bilumum rakamsal hatırlatmalar!
1 kasım…24 mart…cart, curt, cart!
Ödenmeyen hesaplar…bitmeyen hesaplaşmalar…beleşten dağıtılan kredi kartlar…ödemesi pahalı olan…
Hepi topu kısaydı ömür…
Ne yoğundu ama karalamaları!
Al karılar sokaklarda…kundakta plastik bebekler…Ağlayan koca adamlar…adamlar ameliyat masalarında, sünneti beğenmezler bistürinin ucunda.
Ah madonna…donsuz kızlar…
Bidon kafalılar…
Pardon sana demedim, niye üstüne alındın ki…hem üstündeki yeni moda…Pek te yaışmış şekerim. Şekerim yok arık cargilim, fruktozum, glikozum.
Nerde eski sapıklar, elma şekeriyle kandırıkçılar…Şimdi hepiciği ekranlarda…kanal boyu kanalizasyon…Devellüe edildik…
Sen iyisimi Elmaları alma…Veren cadı, pamuk prensesten keten veletlere avm…
Anammm…ben şimdi yazgısını insanlığın bir tarihçi edasıyla nasıl anlatayım?
neyse yazdıklarımı özetleyeyim bari. Hem zekanın özü kısa sözdür.
Ali at. Ali bahis oyna iyi at. Ali tut. Tuttur Ali. Umuda oyna oğlum ali. Alisiz aleviler dalın sokaklara…
Oya uyu. Oyalan ayakta uyu. Oysunlar yedi sülalemizi. Oya fişlediler bizi.
Kısaca…
Kısa…
Uzun’da dört harf halbuki!

 

Fehmi Demirbağ

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.