Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu

RAMAZANDA KAZANDIKLARIMIZI ZAYİ ETMEYELİM.

29.05.2020
A+
A-

Sevgili dostlar,

Üç aylar, Kandiller, Ramazan ,Kadir Gecesi, Bayram derken hepsini geride bırakıp bir Cuma gününe daha Rabbim bizleri kavuşturdu.Kendisine ne kadar şükretsen azdır..

Rabbim teravihsiz, toplu mukabelesiz de olsa bir ramazanı daha acısıyla, tatlısıyla uğurlayıp gönderdik. Yüce Rabbim Ramazan orucunu layıkıyla tutanlardan, feyiz ve bereketinden istifade edenlerden eylesin hepimizi inşallah…

Sevgili dostlar,

Buraya ramazan sohbetlerinde okuduğum Merhum Abdurrahim KARAKOÇ  Ağabeyimize rahmete vesile olsun diye  “BAYRAMLAR BAYRAMOLA şiirini eklemek istiyorum.

 

Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp

Çocukken gördüğüm bayramlar hani?

Mübarek elleri öpüp, koklayıp

Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

 

Hani ya o özlem, hani ya o tad?

Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat

Haftalar öncesi her gün, her saat

Babamdan sorduğum bayramlar hani?

 

Nur yağan geceler, gündüzler nerde?

Neşe paylaştığım öksüzler nerde?

Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?

Huzura erdiğim bayramlar hani?

 

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında

Can verir ırmağın dar yatağında

Arife gecesi yer yatağında

Üstüme serdiğim bayramlar hani?

 

Bayram demek takvimdeki yazı mı?

Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?

Açıp yüreğimi, yumup gözümü

Özüne girdiğim bayramlar hani?

 

Bayram af günüdür, barış günüdür

Bayramlar rahmete giriş günüdür

Bayram, Hak menzile varış günüdür

Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

 

 

İşte bir ramazan daha biz ağzımız yüzümüz derken, virüstü, sokağa çıkma yasağıydı derken göz açıp kapatıncaya kadar bitti ve bizi bırakıp gitti, biz gene kazandıklarımızla baş başa kaldık.

İşte Salı gününden itibaren bu kazandıklarımızı muhafaza uğrunda nefsimize ramazınn vurduğu gem ile hayatımızı devam ettirmek durumundayız…

 

Sevgili dostlar,

Rabbim bu ramazanda da kazandıklarımızı zayi etmesin ve bu ayın feyiz ve bereketinden istifade eden kullarının zümresine bizleri de dahil eylesin ve bizi bir ay ramazan boyu kazandığımız bu alışkanlıklarımızdan geri koymasın  inşallah(Âmin)

Sevgili dostlar,

İbadetlerde devamlılık esastır. geçen haftaki sohbetimizden bir parağrafı önemine binaen buraya aynen almak istiyorum:

“…..Bayramlar affımıza vesiledir unutmalayım. âyet gayet sarih.Yüce Rabbmiz(c.c) buyuruyorlar ki:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”  (Haşr; 59/18)

“Hepimizin malumudur ki Esnaf dostlarımız her gün  akşam olup dükkân veya  tezgahlarını kapatmadan önce o gün ki hesaplarını kontrol edip gözden geçirirler. “Kârda mıyız zararda mıyız” diye bakarlar.

İşte bu ramazanlar ve  bayramlar da böyle bir muhasebe yapma zamanlarıdır. Sırf O’nun rızasını kazanmak için bir aydan beri bir çok meşru ihtiyaçlarımızdan vaz geçerek bugünlere geldik Bayrama ulaştık öyle ise bir nefis muhasebesi yapmanın tam zamanıdır.

Bu ramazan bize neler kazandırdı hangi günahlarımızı silip atmamıza ve hangi güzellikleri amel dağarcığımıza derç etmemize vesile oldu diye düşünmek durumundayız…”

İşte bu muhasebeyi iyi yapıp ramazanda kazandığımız güzellikleri ramazandan sonra da devam ettirmeliyiz. Seccadelerimizi duvara azıp teşbih ve takkelerimizi de üzerine koyup:

“Ey sevgili seccadem, takkem ve tesbihim, seneye ramazanda buluşmak üzere ben on bir ay izne çıkıyorum size de onbir ay izin veriyorum” dememek lazım

Sevgili Peygamebimiz(sav)e sordular:
___ Ey Allah’ın Resulu
 “En makbul ibadet hangisidir?

Sevgili Peygamberimiz(sav) “Edvemü hâââ ve in kalle” “Azda olsa devamlı yapılandır”  buyurdu.

Bizlerde azda olsa namazlarımıza devam edelim. Kul için namaz ibadetlerin şahıdır. Ben Müslümanım elhamdülillah” diyenlerin olmazsa olmazlarıdır.

 

Gene sevgili peygamberimiz(sav)

 

عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ النَّبِيَّ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) أَيُّ الْأَعْمَالِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: “الصَّلاَةُ لِوَقْتِهَا…”

İbn Mes”ûd”dan (ra) rivayet edildiğine göre, bir adam Hz. Peygamber”e (sav), “Amellerin/İbadetlerin en faziletlisi hangisidir?” diye sordu. Peygamber Efendimiz, “Vaktinde kılınan namazdır…” buyurdu.(Hadislerle islam.C.2/149.sayfa)

 

Sevgili Dostar 

Ahirette ilk hesap namazdandır.Sevgili Peygambrimiz(s.a.v)  bu konuda da bize rehber oluyor,yol gösteriyor ve dikkatlerimizi bu konuya çekiyor ve buyuruyorlar ki:

“(Kıyamet gününde) kulun ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır…” .(Hadislerle islam.C.2/150.sayfa)

 

Bir başka rivayette de “kul namazdaki hesabını düzgün verirse öbür hesapları kolaylaştırılacak. Eğer namaz hesabını düzgün veremezse öbür hesapları da çıkmaza girecektir” buyuruyor.

 

Rabbim bizleri namaz konusunda düzgün hesap verenlerden eylesin. Kaldığımız namazlarımızı eksik ve noksanıyla birlikte kabul eyleyip emeklerimizi zayi etmesin.

Peygamber efendimizin şu duasını daima tekrarlayalım:

 

“اللَّهُمَّ! إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ اللَّهُمَّ! آتِ نَفْسِى تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلاَهَا اللَّهُمَّ! إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ وَمِنْ دَعْوَةٍ لاَ يُسْتَجَابُ لَهَا.”

 

Allahım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, bunaklıktan, kabir azabından sana sığınırım.

Allahım! Nefsime, senden sakınma şuurunu (takvasını) ver ve nefsimi arındır. Onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun koruyucusu da onun efendisi de sensin.

Allah”ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.” “(hadislerle islam:Cilt.1-Sayfa :305)

Sevgili Dostlar,

Sizden gelen sorulara iki haftadır yer veremedim. Bugün makalemi kısa tutup sizden gelen sorulara cevap vermeye çalışacağım..

Soru:1) Sevgili hocam, Benim annem ve babam daha ramazan yayramı bitmeden hemen ertesi gün tekrar bir oruca  başlıyorlar. Benim bildiğim bayram günlerinde oruç tutmak caiz değildir. Beni aydınlatırsanız sevinirim. Selamlar

Bu kardeşimizin sorusuna Diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek  kurulunun bu konudaki 464.fetvasını buraya aynen alıyorum. Beraber okuyalım:

Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi  

Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.

Hz. Peygamber (s.a.s.)“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayındanaltı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.”(Muslim, Sıyam, 204; Tirmizi, Savm, 53; Ebu Davud, Savm, 59) buyurmuştur.

Bu oruç peşpeşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar,III, 421, 422).

Şevval ayında nafile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır.

Bir oruçta hem kaza hem de nafile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir.

Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olur.

Soru:2) Her doğan çocuk için kurban kesmek zorundamıyız? Bu konuda bizi aydınlatırsanız sevinirim.

Bu kurban sünnet olan bir kurbandır bir başka rivayette de mendup olan bir kurbandır. Hali vakt yerinde olan Müslümanların bu kurbanı kesmelerini Peygamber Efendimiz(s.a.v) tavsiye etmiştir.Ben size Diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek  kurulunun 678.fetvasını buraya aynen alayım ve Beraber okuyup bilgilerimizi tazeleyelim.

 

678. Akîka kurbanı nedir?   

Yeni doğan çocuk için şükür amacıyla kesilen kurbana, “akîka” adı

Verilir. Akîka kurbanı kesmek sünnettir. İbn Abbas’tan (r.a.rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.s.)Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için akîka kurbanı kesmiş (Ebu Davud, Dahaya, 21; Nesai, Akika, 1), bir hadisinde de şöyle buyurmuştur:

“Her çocuk (doğumunun) yedinci gününde kendisi için kesilecek akîka kurbanı karşılığında bir rehine gibidir.

Akîka kurbanı kesildikten sonra çocuğun başı tıraş edilir ve ona isim verilir.” (Ebu Davud, Dahaya, 21)

Bu açıdan akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden büluğ çağına kadar kesilebilirse de doğumun yedinci günü kesilmesi daha faziletlidir.

Aynı günde çocuğa isim verilmesi ve saçı ağırlığında altın veya değeri miktarınca sadaka verilmesi müstehaptır (İbn Ruşd, Bidaye, I, 463-464).

 

Soru:3)Ben yurtdışında çalışıyorum. 12 yıl önce bir arkadaşıma 500 mark borç verdim. Şu an mark tedavülden kalktığına göre bu alacağımı karşı taraftan nasıl tahsil edebilirim?

Cevap:

Bütün bankalarda ve devletin arşivinde (internette bile var) yıllar öncesine ait paraların değer ölçüleri (rayiç bedelleri) vardır. Paranın alım gücü önemlidir. Onu yetkililerden sorup öğrenerek 12 yıl önce borç olarak verdiğiniz 500 mark o zaman kaç gram altın alıyor idiyse bugün ona göre alacağınızı hesap edip tahsil edebilirsiniz. Uygun olanı da budur.

Soru:4)Babaannemin 2 oğlu var. Amcamın borçları için babama para yardımı yaptı ancak borcunu karşılayamadı. Günah mı?

Cevap:

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Ameller niyetlere göredir.” buyurur. Sizin babaannenizin oğluna verdiği parayı borç olarak mı yoksa gizli bir hibe olarak mı verdiği belli değil.

Şayet borç olarak verdi ise ve bu para geri ödenmemişse bu bir kul hakkıdır ve aynı zamanda da vebaldir. Şayet hibe olarak vermiş ve bunu da diğer evlatları yanlış değerlendirmesin diye bildirmeyip, bir şey dememişse bunun bir vebali yoktur.

Soru:5)Ben ziraatla uğraşıyorum. Elde ettiğim balyaları 19 ay önce sattım, parayı almadım. Şimdi balya 15 milyon. Parasını kaçtan alabilirim?

Cevap:

Bu soruda bir muğlaklık var. Bu balyalar çay balyası mı, pamuk balyası mı belli değil. Kaldı ki ticarette esas olan satılan malın fiyatının belirlenmesidir. Siz malınızı (balyanızı) satarken fiyat belirlemişseniz o fiyat üzerinden paranızı almanız gerekir.  19 ay önce bu balyanın fiyatı kararlaştırılmışsa üzerinde düşünmeye gerek yoktur ve kesilen fiyat üzerinden ödeme yapılacak demektir.

 

Soru:6)Benim eşim 7 sene önce trafik kazsında vefat etti. Öz babam 6 milyar para verdi bize. Biz bu paranın 1 milyarını kendisine geri ödedik. 4 kız çocuğum var; ikisi üniversitede okuyor, birisi de üniversiteye hazırlanıyor. Diğer kızım ise ilkokul 7. sınıfa gidiyor. Annem ve babam bu parayı vermedik diye bizimle 7 senedir küsler. Benim sadece bir emekli param var. Ne yapabiliriz? Bu parayı ödemedik diye bize günah olur mu?

Cevap:

Öncelikle eşinize Allah’tan rahmet size de başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Babanız size bu parayı borç olarak vermişse elbette geri ödemekle mükellefsiniz.

Çocuklarınızın ortaokulda, lisede ve üniversite de okuması sizi borçtan kurtarmaz. Baba-oğul olarak oturup halinizi babanıza arz etseydiniz, maaşınızın dışında gelirinizin olmadığını söyleseydiniz, kendisinden zaman tanımasını isteseydiniz ve azar azar da olsa ödeme yönüne gitseydiniz bu tatsızlıkların hiçbirisi olmazdı.

Sevgili Peygamberimizin şu hadisini ben bu konularda sık sık zikrederim: “Ameller niyetlere göredir.” buyuruyor.

Siz bu parayı sonra ödememek üzere almışsanız büyük vebal altındasınız. Ödemek üzere alıp da maddi imkânsızlık sebebiyle ödeyemiyorsanız o zamanda borcunuz olan babanıza durumunuzu açık açık anlatmanız gerekirdi.

Müslüman şeffaf olmalı. Bu şeffaflık hem cemiyette yaşadığımız insanlara, hem evimizdeki eş ve çocuklarımıza hem de dünyada biricik varlığımız olan anne-babamıza karşı…

Kaldı ki babanız sizin sıkıntılı anınızda imdadınıza yetişmiş ve sizi acılı gününüzde sıkıntıdan kurtarmış. Sizin de şimdi o iyiliğe karşı teşekkür borcunuzu ödeme zamanınızdır.

Bu teşekkürü de kuru teşekkür olarak değil, kendisinden aldığınız borçları ödeyerek yerine getirebilirsiniz. Yoksa anne baba hakkının yanında bir de kul hakkı vebali üzerinize yüklenir ki bunu kaldırmak ve bu yükün altından kalkmak öyle kolay olmasa gerek.

Bakın siz üzerinize düşen yükümlülüğü yerine getirmediğiniz için anne-babanız sizinle -belki de çocuklarınızla- yedi senedir görüşmüyorlar ve bu durumda hem kendileri üzülüyorlar ve hem de sizin huzursuzluğunuz artıyor.

Kapalı kutu olmanız derdinizi kendi öz anne-babanıza anlatmamanız, onların ise sizinle dargın durmayı seçmeleri doğru bir hareket değildir.

Babanız sizinle konuşmadığında sanki ona olan borç ödenmiş mi oluyor? Buda çok yanlış bir tutumdur. Onun için siz üzerinize düşeni yapmanın gayretinde olun. Anne babanız da torunlarına karşı kötü örnek olmaktan kurtulsunlar.

Bu haftalıkta bu kadarla yetinelim dostlar. Herkese Hayırlı ve huzur dolu günler niyaz ediyorum. Allah’a emanet olun.,

 

 

Yusuf KAVAKLI

Emekli İst.Müftü Yardımcısı

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.