Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Sağanak Yağışlı

14 MART TIP BAYRAMI

14.03.2021
A+
A-

14 MART TIP BAYRAMI

Tıp ilimi, hayatımızda çok önemli bir yer teşkil etmektedir. İnsanlığın ilk evrelerinden beri var olan tıp ilimi, her geçen gün ilerlemiş ve tedavisinin mümkün olmadığı düşünülen en amansız hastalıkların bile tedavisi bulunmuştur. Eskiden ilkel olarak yapılan tıbbi tedaviler, günümüzde yerini modern cihazlara bırakmıştır. Geçen her gün, modern tıbbın ilerlemesi ile neticelenmektedir.

“Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Tıp Bayramı ilk kez, 1. Dünya Savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlanmıştır. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanmaktadır. Günümüzde Tıp Bayramı, tıp alanında çalışanların hizmet sorunları tartışılarak ve sağlıkçıların bilime olan katkıları ödüllendirilerek kutlanmaktadır.

Tıp deyince doktorlarımızdan bahsetmemek olmaz elbette… Doktorluk, en kutsal mesleklerden biridir. Bireylerin ve toplumların sağlığının korunması için en önemli görevi doktorlar üstlenmiștir. İnsanlar, hastalandıklarında onların çeşitli tedavi ve ilaç sonucu iyileșmelerini sağlarlar. Yalnızca doktorlar, bir hastalığı tedavi etmenin, hayatlarımıza sağlık getirmenin ve bütün umudumuzu kaybettiğimizde yanımızda olmanın sihirli güçleriyle donatılmışlardır.

Peygamberimiz (S.A.V) de sağlık konusunda çok titiz davranırdı. Hz. Muhammed (S.A.V), sahabeye sağlıklarına düşkün olmalarını tavsiye ederdi. Hastalandıklarında da en iyi doktoru arayıp bulmalarını emretmiştir.

Sad İbn Vakkas hastalanmış, Hz. Peygamber (asm) ziyaretine gitmiş. Sad’ı evinde hasta yatar görünce;
“Haris bin Kelde’yi çağırın, O iyi bir hekimdir, sizi tedavi etsin.” buyurmuştur.
(Ebu Davud, Tıb 12)

Peygamberimiz (asm),
“Kim bilgisi olmadığı halde hekimlik yapmaya kalkışırsa, sebep olacağı zararı öder.”
(Ebu Davud, Diyat 23; Nesai, Kasame 41)
buyurarak, doktor sorumluluğuna dikkat çekmiştir.

Her birimiz doktorlarımıza sahip çıkmalı, onlara değer vermeliyiz. Özellikle son yıllarda doktorlara karşı gerçekleştirilen şiddet eylemlerine son verilmeli, onlara güvenilmelidir. Elbette ki bir doktor tüm hastalarını hayata döndürmekte başarılı olamaz. Doktorlar ne yaparsa yapsın Allah’ın takdiri ile her insan eceli geldiğinde bu dünyadan göçecektir. Bunu bilmeli ve her şeye razı olmalıyız. Herhangi bir yakınımızı kaybettiğimizde bunun tek sebebini doktor olarak bilmemeli, kaderimize razı olmalıyız.

Doktorluk nedir? sorusuna Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Güliz İkizoğlu, 14 Mart Tıp Bayramı konuşmasında bakın nasıl cevap vermiş:

“Doktorluk, hakkında en çok yazılıp çizilen, filmlere, televizyon dizilerine en çok konu olan meslektir.
Doktorluk, aklınız ermeye başladığı andan itibaren yüreğinize çöreklenen bir idealdir.
Doktorluk, liseden sonra kazandığınız bir sınavla gerçekleşen çocukluk hayallerinizdir.
Doktorluk, gençliğinizin en güzel yıllarını çalışma salonlarında ders çalışarak geçirmektir.
Doktorluk, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır.
Doktorluk, durumu ağır olan hastanızı rüyalarınızda görmek, sabahları yüreğinizde bir yumrukla uyanmak, hastanız iyi olduğunda bulutların ardından çıkan pırıl pırıl bir güneştir.
Doktorluk, hayata ve yaşayan her şeye saygı duymak, günü geldiğinde hastanızın, günü geldiğinde dalı kırılmış bir ağacın, günü geldiğinde yaralı bir kedinin yardımına koşmaktır.
Doktorluk, bir aile olmak, büyüklerinize ‘ağabey’ , ‘abla’ demektir.
Doktorluk, yaşamın uçuculuğunu ve ölümün kaçınılmazlığını herkesten iyi bilmek, yine de bu sonu geciktirmek için geceli gündüzlü çalışmaktır.”

Bu kutsal meslek, bundan daha güzel anlatılamazdı Sayın Prof. Dr. Güliz İkizoğlu, yüreğinize sağlık.

Tıp Bayramı, Corona virüs pandemisinde zorlu şartlar altında çalışan, sağlık çalışanları için bu yıl her zaman olduğundan daha büyük bir önem taşıyor. Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sürecinde sağlık personelinin canla başla çalıştıklarını ve salgının Türkiye’deki etkisinin azaltılması noktasında en büyük pay sahibi olduklarını hepimiz bilmekteyiz. Sağlığın her şeyden önemli olduğunu bir kez daha anladığımız bu günlerde sağlık çalışanlarına ne kadar teşekkür etsek azdır.

Sağlık hizmetlerinin ülkemizde en üst seviyeye çıkarılması için fedakârca çalışan ve sağlık alanında değerli katkılarda bulunan doktorlarımızın ve tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı’nı kutlarım.

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle kutsal vazifelerini yerine getirirken hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarımızı, ebediyete intikal eden sağlık personelimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyorum. Sağlık alanında ülkemize ve insanımıza katkı sağlayan emekli ve çalışan tüm tıp camiasına bir kez daha özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, sağlık, esenlik ve başarılar diliyorum.

Rabbim, can damarımız hekimlerimizi bașımızdan eksik etmesin inșaallah…

Sağlık, vücutları sağlam olanların başına konmuş bir taçtır. Hz. Muhammed (S.A.V)

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyurdular ki:
“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin;
Ölüm gelmeden önce hayatın,
Hastalık gelmeden önce sağlığın,
Meşguliyet gelmeden önce boş vaktin,
İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin,
Fakirlik gelmeden önce zenginliğin.”
(Buharî Rikak 3;
Tirmizî Zühd 25)

Selâm ve duâ ile 🤲

–HACI ARICI–

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.