Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Açık

ÇOK SALAVAT-I ŞERİFE ÇEKMENİN HEDİYESİ

09.04.2021
A+
A-

ÇOK SALÂVAT-I ŞERİFE ÇEKMENİN HEDİYESİ

Râsûlullâh’a her durumda salât ve selâmı arttırmak ve bunu vird edinmek ehli sünnetin alâmetlerindendir. Özellikle de Șaban ayında çok Sâlavat-ı Șerife getirmek gerekir. Çünkü Allah-û Teâlâ, Şâban ayını, Râsûlullâh’a (S.A.V) mahsus bir ay kılmıştır. Şâban ayının üstünlüklerinden biri de budur.

Muhakkak ki; kim bir şeyi çok severse, onu çokça anar.

Özellikle de bu konuda Kur’an-ı Kerim’de Allah Râsûl’ünün açık emri varsa;

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.” (Ahzab: 56)

Allâhümme Sâlli Â’lâ Seyyidina Muhammed.

Bu konuyla ilgili çok güzel, yașanmıș bir olayla bașbașa bırakıyorum sizleri gönül dostlarım…

” İsmim Hatice, lise öğrencisiyim.
Müzik dinlemeyi, televizyon izlemeyi çok severim. Okul çıkışı arkadaşlarla kafede oturur sonra eve giderim.
Başımdan geçen bir olayı size anlatmak istiyorum.
– “Okulda üç aylar ile ilgili din kültürü öğretmenimiz bilgiler veriyordu. Şaban ayına girdiğimizde öğretmenimiz bir proje den bahsetti.
Şaban ayı Râsûlüm’üzün ayı olduğu için bu ayda herkes bolca salâvat çekecek, sanki Râsûlullah gelmiş, gibi hareket edecekti.
Bazı arkadaşlar buna çok sevindi. Benim pek ilgimi çekmedi. Râsûlullah nasıl gelecekti? İnanmadım. Öğretmenimiz hepimize birer zikirmatik hediye etti.
En çok çeken büyük ödülü kazanacaktı.
Ödülün ne olduğu bilinmiyordu. Zikirmatiği elime aldığımda çok komik gelmişti. Annem her aldığında onunla dalga geçiyordum.

Okul çıkışı arkadaşlar kafeye gitmek istediler. İlkönce tamam dedim, sonra içimden bir ses gitme diyordu, vazgeçtim.

Eve yürüyerek giderken öğretmenimin verdiği zikirmatik elimde, farkında olmadan salâvat çekiyordum . Eve girdiğimde annem şaşırdı, ‘hayırdır Hatice erkencisin hasta mısın’ dedi. ‘Yok’ dedim. Elimdeki zikirmatiği görünce güldü.

En çok Salâvat-ı Șerife çekene sürpriz bir hediye olduğunu söyledim. Annem çok mutlu oldu. Artık evimize Râsûlullah gelmişti. Nasıl davranmam gerekiyordu, araştırma yapmalıydım.
Elimdeki zikirmatik ile odama geçtim. Zikirmatiği aynanın önünde bırakıp, kulaklık taktım. Müzik dinlemeyi düşündüm. Müziği açtım, ama neden bilmem içimden dinlemek gelmedi. Râsûlullah evimizdeydi, müzik dinlememe razı olacak mıydı?

Müziği kapattım. Tekrar salâvat getirmeye başladım. Namazlarımı kıldım. Annem ve babam çok şaşkın, hem de çok mutluydu. Gece yatmadan babama ‘sabah namazına kaldırır mısın?’ dedim. ‘Tabii kaldırırım kızım’ dedi.

Yattım içimde çok güzel bir duygu vardı. Sabah bir ses “Hatice haydi namaza kalk” dedi. ‘Tamam baba’ deyip yataktan fırladım, abdest aldım, ezan okunuyordu. Babamı aradım, odalarda yoktu. Yatak odasına gittim. Yeni kalkmış, beni çağıracaktı.
Şaşırdım, beni çağıran kimdi peki ?
Artık her sabah beni biri namaza çağırıyordu. Râsûlullah evimizde gibi, düşünmeye başladığımdan beri herşey değişmiști.

Artık müzik dinleyemiyordum, televizyona bakmıyordum. Annem, babam, kardeşim hepimiz evimizde bir misafir olduğunu biliyor ve hissediyorduk.

Salâvatlar çekiyorduk. Ay sonu gelmişti, öğretmen salâvatları topluyordu.
Herkes çektiği sayıyı söylüyor, öğretmen kaydediyordu. Ben salâvat sayısını söyleyince öğretmen şaşırdı.

İki hafta sonra müdür birinciyi açıkladı ve ben birinci olmuştum. Sürpriz ödülü ben kazandım. Ödül için çok heyecanlanmadım. Ya tablet ya da kitaptır, diye düşündüm. Annem, babam, kardeşim herkes ödül törenine geldi. Müdür bütün okulun önünde ödülü açıkladı. Birinci Umre’ye gidecekti. Ben şok oldum. Hiç beklemiyordum. O kadar mutlu oldum ki, anlatamam. Beni namaza çağıran, evine davet etmiş meğer.

O günden sonra hayatım değişti. Şu an 35 yaşındayım . Din Kültürü öğretmenliği yapıyorum. Ve her sene bu projeyi ben de öğrencilerime uyguluyorum.
Allah öğretmenimizden razı olsun inşaallah 🤲

Peygamber Efendimiz (sallâllâhu aleyhi ve sellem) bir Hadis-i Șerifi’nde şöyle buyurmuşlardır:

“Tahkîkan sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salât ve selâmla yâd edenlerdir.”
(Tirmizî, Vitr, 21/484)

Selâm ve duâ ile 🤲

–HACI ARICI–

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.