Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü

DÜNYA HAYATI

04.06.2021
A+
A-

*DÜNYA HAYATI*

Dünya hayatı, bahara benzer.
Birdenbire, canlanır herşey.
Sonra söner, kaybolup gider.

Kur’an’ın birçok âyetinde belirtildiği üzere, insanın yaratılış ama­cından tamamen kopuk bir hayat yașamasından dolayı, dünya hayatı anlamını, özünü yitirmiş, sadece biçimde kalmıştır. Belirtilen amacı yani kulluğun gerektirdiği vazifeleri göz ardı etmeden, bu hayatın icaplarına uyulması ise zaten Kur’an’ın da insandan istediğidir.

“Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Âhirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir.”

(Hadîd Sûresi, 20.Ayet)

İnsanları aldatan dünya hayatı fânidir, mal ve çocuklar da bu dünyanın süsüdür; kısa bir süre sonra fâni olan gidecek, sâlih amel kalacaktır. Kur’an’ın öngördüğü bütün iyi işler dünyada insanlara fayda verecek ve âhirette de kurtuluşa vesile olacak sâlih amellerdir. İnsana yakışan, dünya hayatında yapacağı iyi işlerle, ebedî saadetini kazanmaktır.

“Onlara, dünya hayatının șu örneğini de ver;
O, gökten indirdiğimiz (yağmur) suyuna benzer ki, onunla yeryüzünün bitkileri (yeşerip) birbirine karışır (ama sonra kuruyup), böylece rüzgârların savurduğu çalı-çırpı halini alır. Allah, herşeye muktedirdir (gücü yetendir).”
“Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; kalıcı olan iyi davranıșlar ise Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.”

(Kehf Sûresi 45-46.Ayet)

Dünya hayatındaki güzellikler gelip geçicidir. Onları veren Allah, elbet bir gün geri alacaktır. Dünyada yapıp ettiklerimizin hesabını da, öbür dünyada bizden soracaktır.

“Dünya hayatı gökten indirdiğimiz bir su misalidir ki, insanların ve hayvanların yediği yer bitkileri, o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Yeryüzü bu güzelliğe kavuşup, süslendiğinde ve sahipleri bu güzellikleri kendi güçlerine bağladıklarında oraya, bir gece vakti yahut güpegündüz emrimiz ulaşır da onu -sanki dün de yokmuş gibi- kökünden biçilmiş hale getiririz. Düşünenler için âyetlerimizi işte böyle açıklıyoruz.”

(Yunus Sûresi 24. Ayet)

İnsanoğlunun, Allah’a ve mutlak mânevî, ahlâkî değerlere karşı umursamazlığından ve bunun yerine, ‘maddî ilerleme’yi tek önemli hedef sayan inançlara tutsaklığından dolayı, bașına birtakım ders çıkarması gereken olaylar gelmektedir. İnsanların ibadetlerini yerli yerince yapmamaları sonucunda bu olumsuzlukları yaşaması, yine onların eğriyi doğrudan ayırt etmeleri için tanınmış bir fırsattır. Șu son zamanlarda yașadığımız virüs illetinin de, insanın dünya hayatındaki varlık sebebi olan sınavın, toplumsal boyutu olarak değerlendirmesi ve herkesin insanlığın bu ortak serüveninden dersler çıkarması gerektiği kanaatindeyim.

“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle, karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını, (dünyada) onlara tattıracaktır. … O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.”

(Rûm Sûresi, 41.Ayet)

İkazına rağmen…
Ebedi hayatımızın, şeref yolculuğu için bir ağacın gölgesinde gölgelenmek, bir kuşluk vakti veya bir akşam vakti kadar kısa olan misafirliğimizi şu fani dünyada akıl almaz hırslarla gaflete boğma yarışı içinde olușumuz dünyayı da, kainatı da çok yordu Allah’ım!

Bizi; azgın nefsin, şeytan ve avanesiyle, Senin rahmetinden ümitsizliğe sürükleyecek, gaflet tuzaklarına düşürmesinden koru…

Senden gelen ruhumuza, ihmallerimizle tattırdığımız acılardan, yine Sana sığınıyoruz…
Gönüllerimize rahmetinin sukûnetini yağdır…

Selam ve dua ile…🤲

–HACI ARICI–

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.