Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak

KARANLIK ÇÖKTÜ DÜNYANIN ÜSTÜNE!

02.07.2021
A+
A-

KARANLIK ÇÖKTÜ, DÜNYANIN ÜZERİNE
Dünya güvenli bir yer miydi?
Nereye baksak, hangi haberi okusak dengemiz altüst oluyor, moralimiz bozuluyor.
Karanlık çöküyor, dünyanın üstüne,
Hayatın yaşamın üstüne…
Umutsuzluk ve kargașa bir canavar gibi ruhların sokağında…
Çocukların kalbinde deprem,
Ölü bakışlar,
Durgun zaman,
Ve boğulan nefesler…

Çocuklara muhteşem bir dünya armağan etmek varken, onları her türlü bela ve korkunun içine çekmek, onlara dünyayı cehennem etmek reva mı?
Allah’ım dünyamız ne hale geldi?
Daha doğrusu biz ne hale geldik?
İnsanın, hayatın, kadının çocukların korunmadığı, sevinemediği, huzur bulmadığı bir dünya neye yarar?
Neye yarar insan huzurlu değilse?
Neye yarar kadın mutlu değilse?
Neye yarar çocuklar güvende değilse?

Karanlıktan, karanlığın şerrinden ve şerri derin olanlardan Allah’a sığınmak lazım…
O yüzden Felâk Sûresi’nde; karanlık çöktüğü zaman, gecenin şerrinden Allah’a sığınmak gerektiği, ifade edilir.
— Felâk Sûresi —
(De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”)

Artık her şeyimiz var, ama hiçbir şeyimiz yok…
Aydınlık alabildiğine, ama dünya bir o kadar karanlık…
Evren dönüşte ve akışta, ama akıllar beyinler ve zihinler donmuş adeta…
Sineler sevgiden mahrum, mahrum olanlarsa sevgi bekler…
Artık iyiyi, kötüyü birbirinden ayıramaz hale geldik.
Düşünce iflas etti.
Adaletsizlik ve merhametsizlik yaşamı perişan eyledi.
Eğer bugünün çocukları sevgi ve güvenden mahrum, iyilik ve faziletten uzak olursa, yarının nasıl olacağını siz hayal edin…
Yarın olur mu düşünün?
Çünkü bugünün büyükleri de, dünün çocukları idi.
Onlar sevgi ve dostluk içinde büyüdüğü zaman, yaşamları boyunca hep mutlu ve huzurlu bir kalbe sahip olacaklardır.
Elbette çok üzülüyoruz. Ama devir üzülme değil, çare ve çözüm yolları bulma vakti diye düşünüyorum.
Acilen aile akademileri kurulmalı, sevgi ve iyilik, adalet ve merhamet okulları açılmalı. Güzel ahlâklı çocuklar yetiștirilmeli. Yepyeni bir oluş ve doğuş içinde olmalıyız.
Neslini boş bırakan bir milletin dolu bir geleceği olamaz. Akıl ve ruh genetiği bozulmuş bir nesil, muhabbet ve sevgiden, iyilik ve güzellikten, şefkat ve merhametten bir şey anlamaz. Yepyeni bir çağın, hızlı bir akışın, bitmeyen bir hırsın içine girmiş akıllar, beyinler… Her şey çok hızlı, fakat alabildiğine durgun. Gönüller yosun kaplamış gibi…

Akıl ve tefekkürün olduğu yerde; yaşam ve aydınlık olur, iyilik ve fazilet olur, erdem ve ahlak olur, adalet ve merhamet olur. Aklı mantığı, düşünceyi kaybetmeye başladığımız zaman, artık karanlık çökmüştür. Nefsimizi, kendimizi çocuklarımızı emniyet ve selamete kavuşturmak gerekir. Son zamanlarda yaşadıklarımız, insanların ve çocukların başına gelenler, akılların çürüdüğünü, ruhların iflas ettiğini, ahlâkın çöktüğünü, gösteriyor.
Yoksa bu kadar, akıl ve izan dışı, ahlâk ve edep dışı bir takım hadiselerin olması mümkün değildir.
Akılsızlığın felaketi, cehaletin karanlığı demektir, karanlığın nefesi, insanın ve insanlığın ölümü demektir.
Ne yazık ki artık hiçbir şey güvende değil gibi…
İnsan tabiatı bozulunca, bozulmadık bir şey kalmadı. Ne şefkat, ne merhamet, ne de duygusallık. İnsan şimdi nefsini putlaștıran, dijital bir robot gibi. İnsanın ve insanlığın gülden bir dünya içinde nefes alması gerekirken, şimdi her yer bir felaket zincirinde.
Yaşamda en büyük mesele, önce emniyet ve güvendir, adalet ve merhamettir. Diyorum ki yaşam sevgimiz olmalı, özgürlük ve adalet yolunda insan emin olmalıdır. Erdem olmadan, ahlâk kuru bir kelimedir, fazilet ve iyilik olmadan, güzellik kokusuz bir güldür, irade ve karakter olmadan, zeka tehlikeli bir oyundur.
Asıl kaygımız gittikçe kararan bir dünyada, kendimizle, özümüzle barışık yaşamak, hayatımızdaki kargaşayı engellemek, sonu gelmeyen savaşlardan kurtulmaktır.
Yaşam hakikâtin ışığıdır, gönül sevginin kalbidir, insan evrenin merkezidir.
İnsanın sırrı sevgisinde, yaşam insanın kalbindedir.
İyi ve iyimserliktir gelecek,
Huzur ve esenlik içinde yürekler gülecek, masallarımızda hep iyiler kazanacak inșaallah 🤲

—HACI ARICI—

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.